Ali Ekber tufan kimdir ?
MİLLİ KAHRAMAN TUFAN ALİ DESTANI
ALİ EKBER TUFAN (RAMAZANİ)

ARAS TÜRK HÜKÜMETİ:
1. Dünya savaşını kaybettiğimiz anlaşılınca, sürmeli çıukuru (IĞDIR) Serhat çukurunda Serdarabad,Revan’ın 6 km. Türk-Ermeni hattını takiben zengezur ve ordubad’ a dek Nahçivanı kapsayan topraklarda merkezi “IĞDIR” olan ARAS TÜRK HÜKÜMETİ kurulması için teşebbüse geçildi 3. 11.1918.                                       Aras Türk Hükümetinin kuruluşunu H. Ekber TUFAN (Melekli) şöyle anlatıyordu:               Kasım 1918 günü 9. Ordu telgrafı ığdır’da Mehmed muhiddin Bey’e geldi. O da ığdır hükümeti komitesine gelerek bize izah etti. Hükümet olarak Kamerlide toplanmamız gerekiyordu. Sürmeli (ığdır) sancağından Mehmet Muhudin bey , Eleşref bey, ve ben Ekber Ramazan (Ali Ekber Tufan) millet vekili seçilerek Kamerliye gittik. İki hafta zarfında 60 milletvekili bir araya geldi . Türk ordusunun buraları terketmesi sonunda Wilson Prensiplerine göre çoğunlukta olan türklerin yönetimi elinde tutması için “Aras Türk Hükümet-i Muvakkatesinin”kurulmasına karar alındu. Bir anayasa hazırlanarak sonra seçime geçildi. 18.11.1918 Hükümet merkezi türkiyeye yakınlığı itibarıyla IĞDIR belirlendi. 9. Tümen karargahı yanı Kamerli’de yapılıyordu


Ermeni Dıro’nun Hikâyesi

1918-20 yılları arasında Iğdır ve Erivan bölgesinde yaşanan iç savaş yıllarında, Ermeni komitacıların ve Taşnak Partisinin bu bölgedeki lideri Dıro’nun adını bilmeyen yoktu. Dıro’nun ismi, bu dönemle ilgili yazılmış tüm tarih kitaplarının en baş sıralarında yer alır.

Dıro, 1920’den önce Iğdır merkezde ikâmet edermiş. Bugün, Şehit Mehmet Çavuş Caddesi üzerinde, askeriyenin kullandığı kırmızı kiremitli evler, Dıro’ya aitmiş.

Milli Mücadele yıllarında Ermeni komitacılara karşı en büyük direnişi gösteren köylerin başında Melekli gelirdi. Rahmetli Hacı Ekber Tufan’ın (tufan ali lakaplı ) liderliğinde örgütlenen köy halkı her seferinde Ermeni saldırılarını püskürtmüş, ciddi bir zayiat vermemiştir. Bu nedenle Dıro ve Hacı Ekber Tufan, savaşan iki toplumun iki lideri olarak birbirlerine karşı cephe almış ve kıyasıya mücadele etmişler. Biliyor musunuz ben kiminle görüştüm?

 

İkinci Dünya Harbi nedeniyle Hac ziyareti uzun yıllar hükümet tarafından askıya alınmıştı. 1950’li yıllarda Hac yolculuğu yeniden açılınca bu kafileye ilk katılanlardan birisi de Hacı Ekber Tufan olmuştu.

Kutsal topraklardan yeni dönen Hacı Ekber Tufan’ı ziyarete gitmiştik. Ben genç bir delikanlı, odanın bir köşesinde oturmuş, yaşlıların konuşmalarını merakla dinliyordum. O gün Hacı Ekber Tufan şu olayı anlattı:

 

Hac dönüşü otobüsümüz Beyrut’ta yarım saatlik bir mola vermişti. Aşağı inip, alışveriş yapmaya karar verdim. Bir gurup arkadaşla birlikte önümüze çıkan bir manifatura dükkanından içeri girdik. Aramızda Türkçe konuştuğumuzu duyan dükkân sahibi de bizimle Türkçe konuştu.

“Hacı beyler nerelisiniz?” diye sordu. Hepimiz sırayla cevapladık. Sıra bana gelince,

“Iğdırlıyım” dedim. Bu söz üzerine adam heyecanlandı, sevinerek,

“Bizim patron da Iğdırlı” dedi. Meraklanıp,

“Patronunuz kim?” diye sordum. Satıcı tek kelimeyle

“Dıro” demez mi!.. Satıcı hemen telefona sarıldı,

“Patron burada bir Hacı Bey Iğdırlı olduğunu söylüyor” dedi. Ben telefondaki satıcıya eğilerek,

“Melekli köyünden Ekber Tufan deyin o beni tanır” dedim. Dıro, satıcıya,

“Hemen o arkadaşı eve gönder! Misafirim olacak” şeklinde emir verdi.

Ancak bizim otobüs yola çıkmak üzereydi. Otobüse binip koltuğuma oturduğum zaman garip bir duyguyla irkildim. Yıllar önce ölümüne savaştığım Dıro’yla bir gün Beyrut’ta bu şekilde karşılaşacağımı söyleselerdi nasıl inanabilirdim. Onun düşmanlığını ve dostluğunu içimde yad ederek Beyrut’tan ayrıldık



            TUFAN ALİ DESTANI


1918-20 yılları arasında Iğdır ve Erivan bölgesinde yaşanan iç savaş yıllarında, Ermeni komitacıların ve Taşnak Partisinin bu bölgedeki lideri Dıro’nun adını bilmeyen yoktu. Dıro’nun ismi, bu dönemle ilgili yazılmış tüm tarih kitaplarının en baş sıralarında yer alır.

Milli Mücadele yıllarında Ermeni komitacılara karşı en büyük direnişi gösteren köylerin başında Melekli gelirdi. Rahmetli Hacı Ekber Tufan’ın (tufan ali lakaplı ) liderliğinde örgütlenen köy halkı her seferinde Ermeni saldırılarını püskürtmüş, ciddi bir zayiat vermemiştir. Bu nedenle Dıro ve Hacı Ekber Tufan, savaşan iki toplumun iki lideri olarak birbirlerine karşı cephe almış ve kıyasıya mücadele etmişler.
 
TUFAN ALİ, Türk dünyasının yetiştirdiği nadir zekalardan biriydi, büyük bir mücadele adamı ve gerçekten inanmış bir idealistti. TUFAN ALİ 1984 ığdırda vefat etti.   Ertesi gün muhteşem bir cenaze töreniyle, doğup büyüdüğü yer  olan melekli çaybaşı mezarlığında toprağa verildi.   büyük idealistin ölümü, nahçivan ığdır kars maku khoy tiflis erivanaczimiyan iğdeli vedibasar gibi türk yurtlarında  çok büyük bir teessür uyandırdı.  

 



Reklam
 
YONTMA TAŞ DEVRİNDEN GÜNÜMÜZE MELEKLİ
 
BEŞ BİN YILLIK YERLEŞKE
YONTMA TAŞ DEVRİNDEN GÜNÜMÜZE MELEKLİ
bugüne kadar yapılan çeşitli arkeolojik ve prehistorik (tarih öncesi) araştırmalar, bölgedeki yerleşmelerin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bölgenin bir çok medeniyete ve uygarlığa beşiklik ettiğini ortaya koymaktadır. Iğdırın Melekli Beldesi Kültepe mevkiinde bulunan kara obsidiyen taş aletlerle, çakmak taşından yapılmış aletler, mezolitik (yontma taş) devrin bölgede de yaşandığını göstermektedir. Iğdır (Melekli) ile ilgili olarak bugüne kadar yapılan çeşitli arkeolojik araştırmalar sonucu, Iğdır bölgesine ilk yerleşen kavim Orta Asya'dan (M.Ö. 4000) tarihinde gelen Hurriler'dir. Asyanik adı altında isimlendirilen bu toplulukla birlikte gelen diğer kavimler önce insanlık açısından önemli olan polan madenleri ve yazıyı keşfetmişlerdir. Selçuklular, Kayılar gibi bir çok Türk Boyuna ev sahipliği yapan Melekli Urartular Moğollar, Çingizler, İlhanlılar Celayırlılar, Karakoyunlular Akkoyunluların hakimiyetine girmiş, ayrıca Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan ve selçuklu hükümdarı Melikşah’ a da mekan olmuştur. Yukarıdanda anlaşılacağı gibi 5000 yıllık bir tarihi olan melekli beldemizin tarihini korumalı bu hususta açık hava müzesi , kültür sanat galerisi gibi çalışmalar yaparak meleklinin tarihini gelecek nesillere aktarmalıyız.
KIRIM’DAN TÜRKİYE’YE KIRIM TATAR GÖÇLERİ
 
KIRIM’DAN TÜRKİYE’YE KIRIM TATAR GÖÇLERİ
Doç. Dr. Hakan KIRIMLI
(Bilkent Üniversitesi)

Kırım’dan Türkiye’ye kitle göçleri, esas olarak 1783’de Kırım Hanlığı’nın ortadan kaldırılarak Rusya İmparatorluğu’nun Kırım’ı ilhâkını müteakip gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, 1783 öncesinde de Kırım’dan Osmanlı topraklarına pek bilinmese de, azımsanmayacak boyutlarda göçler olmuştur. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti arazisi üzerinde Kırım’dan gayet eski tarihlerde gelmiş insanlara ait muhafaza edilebilmiş veriler mevcuttur. Meselâ, XVI. asrın son çeyreğinde Altın Orda Hanı Toktamış Han tarafından Kırım’dan binlerce Kıpçak’ın (o dönemde henüz Osmanlı hâkimiyetinde olmayan) Kars ve Iğdır havalisine iskân edildiğini biliyoruz. Günümüzde Iğdır ve çevresinde başta MELEKLİ olmak üzere Karakoyunlu ve Taşburun civarında bir çok kırım tatarı yaşamaktadır, bu bölgede çok ünlü bir sülâle olan Hatunoğulları daha Kırım Hanlığı kurulmamışken bölgeye yerleştirilen bu insanların soyundan gelmektedir. bu doğrultuda yapılan bir çok araştırmada (Nihat Çetinkaya) Meleklide kulanılan lehçenin kırım Tatar kıpçak lehçesi olduğu kanıtlanmıştır.
MELEKLİ İNSANININ DEMOGRAFİK YAPISI:
 
MELEKLİ İNSANININ DEMOGRAFİK YAPISI:
Melekli Iğdır Merkez ilçeye bağlı yaklaşık 6000 nüfusa sahip bir kasabadır, nüfusunun büyük çoğunluğu yerli TATAR Türklerinden oluşmaktadır, Erivan, Nahçivan, Tebriz, Hoy, Türkleride Meleklide belli bir nüfusa sahiptir, ayrıca bir çok kaynakta Moğolların (Çağataylar) Anadolu seferinden sonra bir kısmının Erivan bölgesine yerleşmesi ve daha sonra buradaki Moğolların 19.Yüzyılın başlarında göç ederek Melekli ye yerleştikleri sanılmaktadır. yapılan bir çok incelemelerde Meleklide konuşulan dil Azerbaycan Türkçesi ağırlıklı olup Kıpçak yada Çağatay lehçesinin yaygın olduğunu anlaşılmaktadır. Melekli nüfusunun büyük bir bölümünü gençler teşkil etmekte ve genellikle sima olarak badem gözlü orta asya halklarını anımsatan görünüşe sahiptirler.
GELENEKLERİNE BAĞLIDIRLAR
 
GELENEKLERİNE BAĞLIDIRLAR: Kasaba halkı geleneklerine,örf ve adetlerine oldukça bağlıdır. Misafirperverlik, kasaba halkının önde gelen özelliklerinden biridir. Bu nedenle kasabaya dışarıdan gelen öğretmen, imam, doktor ve hemşireler köylüler tarafından el üstünde tutulur.
1960' li yıllarda köyümüzde iş sıkıntısı olmadığından ve melekli topraklarının verimli olmasından dolayı ığdırın diğer köyleri kadar dışarıya çalışmaya giden fazla olmamıştır. Fakat artan nüfusla birlikte köyümüzde devlet dairelerine yerleşenlerin sayısında üst düzeyde bir artış olmuş ayrıca almanya, isviçre, hollanda, belçika, abd, romanya ve metropol şehirler başta olmak üzere melekli nufusuna kayıtlı 15 binin üzerinde hemşerimiz olduğu bilinmektedir. kısacası gittiğiniz her yerde ve her kamu kuruluşunda bir melekli insanına rastlamanız mümkündür. Melekli kendi sadeliğini koruyarak dışarıdan fazla göç almamıştır.%70 i birbiriyle akraba olan ve kendi aralarında içli dışlı olan bu güzide kasabada her türlü yardımlaşmanın had safhaya ulaşmış olması ayrı bir güzellik ve neşe kaynağıdır Melekli insanı Iğdır ve çevresinde orta Asya Türk kültürünü en iyi yaşatan belde olarak tanımlanır, devlet geleneklerine oldukça bağlı ve Cumhuriyetçidirler, Nevruz kutlamalarının en iyi yapıldığı yer ve 1930 lu yılardan beri Atatürkün çıkarmış olduğu şapka devriminin Iğdır bölgesinde en çok uygulandığı yer olarak bilinir ayrıca yaşlılar ve gençlerde kılık kıyafet çağımıza uygun ve moderndirler.

GEÇİM KAYNAĞI: Iğdır ovasının en verimli arazilerine sahip olan Melekli genelde tarım ve hayvancılıkla uğraşır büyükbaş hayvancılıkta önemli statüye sahip olan Melekli ayrıca kavun, karpuz, domates, patlıcan, biber, buğday, arpay, mısır , ayçiçeği, elma, kayısı, armut, şeftali, erik ve kavak yetiştiriciliği başlıca geçim kaynaklarındandır, son zamanlarda seracılıkta Iğdır da marka haline gelen melekli nahçivan iran Ermenistan yolu üzerindeki güzergahın belediye tarafından imara açılmas ı ve fabrikaların burada yoğunlaşmasıyla Iğdır ın en önemli sanayi ve yatırım bölgesi haline gelmiştir, son zamanlar Iğdır halkının Melekli asfalt boyunca mesire ve dinlenme alanı olarak marka haline gelen semaver çayları, mangal ve kendin pişir kendin ye tesisleride belde ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır.
 
şu ana kadar 79781 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
MELEKLİ HÜRSES GAZETESİ